Şimdi, Kandıra Pazarı zamanı… - İsmet Çiğit

Şimdi, Kandıra Pazarı zamanı…


Geçmişte çok güzel günler yaşadım sevgili dostlar. 

Bu kentin bütün güzelliklerini içime çekerek yaşadım. 

Çok değerli, benzeri olmayan insanlarla birlikte oldum, bu kenti gezdim, tozdum, tadını çıkarttım. 

Şimdi sonbaharın ilk günleri ya, geçmişteki günler aklıma geldi. Geride bıraktığımız hafta size anlatacak yeme içme hikayem de bulunmadığı için, biraz geçmişe gitmek istedim… 
……………………
Benim hayatımda en çok iz bırakan, benim üzerimde en fazla etkisi bulunan insanların başında eski patronum Nazif Çanakçılı gelir… 

Yıllarca birlikte çalıştık. Yıllarca her çarşamba birlikte hafta tatili yaptık ve  her çarşamba gününün tadını doya doya çıkarttık. 

Yaz sıcakları boyunca o kalabalık ortamda hiç Kandıra’ya gitmezdik. 

Ama mevsim hazan olunca, Kandıra boşalınca, biz çarşamba günleri öğlen saatlerinde Kandıra’nın yolunu tutardık. 
………………….
Bizim şehrimizde “Pazar” kültürü önemlidir. Bu kentteki en önemli pazar ise, çarşamba günleri kurulan Kandıra Pazarı’dır. 

Mevsim hazan olunca, kış sebzeleri çıkmaya ve pazara gelmeye başlar. 

İmkanı olanlara, parası ve zamanı olanlara tavsiye ederim. Kendinize bir fırsat yaratın. Ailenizle veya sevdiğiniz dostlarınızla bir çarşamba günü Kandıra’ya uzanın. 

Kandıra Pazarı tamamen kapalı, ulaşımı çok kolay konumda bir büyük pazardır. Biraz otopark sıkıntısı vardır ama,  arabanızı koyabilecek bir yer de bulabilirsiniz. 

Sonbahar çarşambalarında Kandıra Pazarı’na giderdik Nazif Çanakçılı ile birlikte... Kandıra Pazarı’nın uzun koridorlarından biri, tamamen bölgedeki köylü üreticilere ayrılır. 

Öyle pazarcı esnafının halden alıp getirdiği mallar değil…

Kandıra köylüsünün sabah kendi bostanından, bahçesinden topladığı, bir çuvala koyup getirdiği ürünler bu koridorda alıcılarını bekler. 

Şimdilerde pırasa çıktı, karnabahar, kereviz , beyaz lahana pazarlara geldi. 

Kentimizin bütün pazar yerlerinde,  manavlarda marketlerde de bu ürünleri bulabilirsiniz. Ama kent dışından gelip,  halden dağıtılan ürünlerdir. 

Kandıra’nın Çarşamba Pazarı’nda, köylülere ayrılan bölgede, Kandıra’nın verimli topraklarında kendi elleriyle yetiştirip, o sabah topladıkları ürünleri satan köylülerle karşılaşırsınız. 

Sevgili Nazif Çanakçılı ile köylü pazarını boydan boya iki-üç kez turlardık. Nazif Ağabey sebzeden iyi anlar. Çöker köylünün başına, pırasaları, karnabaharı tek tek seçerdi. Bir kilo kendisi için, bir kilo benim için...

Pazarı yaptıktan sonra, ver elini Kerpe... 

Yaz günlerinde iğne atsanız yere düşmeyen Karadeniz sahilleri bu mevsim boşalmıştır. Hele Kasım-Aralık olsun, sokaklarında insan bulamazsınız. 

Kandıra Pazarı’ndan zerzevatlarımızı alıp, doğruca Kerpe’ye Rahmi Karagöz’ün balık lokantasına giderdik. Nazif Ağabey,  pazardan birkaç tane de turp alırdı... Lokantaya girdiğimizde turpları Rahmi Usta’ya verir,  bize limonlu turp salatası yapmasını isterdik. 

Kandıra Pazarı’nda o sabah topraktan  toplanmış zerzevatlar.. 

Kerpe’de Rahmi Karagöz’de o sabah denizden çıkmış palamutlar.. 

Ne büyük keyiftir, ne muhteşem lezzetlerdir biliyor musunuz?

Milyonlarınız, milyarlarınız olsa satın alamazsınız. 
……………….

Ben bu kültürden geliyorum. Bu yaşam biçiminden geliyorum. 

Yaş ilerledi, unumuzu eledik, eleğimizi astık... 

Bundan sonraki misyonumuz, yaşadığımız, bildiğimiz güzellikleri  sevdiklerimize, okurlarımıza aktarmaktan ibarettir. 

Sebze yiyin sevgili dostlar... Balık yiyin. Çocuklarınıza da yedirin... 

Her şey pahalı, hayat eskisine göre çok daha zor olsa da bu ülke, hele hele bu kent hala cennet.. Bu memlekette çok güzel nimetler var… 

Hayatın tadını çıkartın. Bu kentin güzelliklerini yaşayın, bu kentin nimetlerinden imkanlarınız ölçüsünde yararlanın. 

Bundan 25-30 yıl önce Nazif Çanakçılı ile birlikte bir  sonbahar çarşambasında arabamıza binip, Kandıra’ya uzanmak, bu güzellikleri yaşamak için, emin olun kalan ömrümün yarısını verirdim. 

Hayat; olumsuz yönde çok hızlı değişiyor.. 

Belki benim torunlarım, Kandıra’da zerzevat eken üretici köylü, Karadeniz’de palamut yakalayabilen balıkçı bulamayacak. 

Hala bu imkanlar varken, hala hayatta bu tatlar varken, imkanlarınızı zorlayın.. 

Bunları tadın, bunları yaşayın. 

İyi pazarlar… 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 3

  • Vşcdan41 | 11 Eylül 2022 23:24

    Hacı rumuzlu kardeşim, sen Kocaelide hiç dolaşmamışsın anlaşılan : Karamürseli, kartepeyi, yuvacığı, bahçeciği, kerpeyi, kefkeni, bayramoğlunu, mecidiyeköyü her köşesi ayrı güzellik barındıran bu şehri değil de bahsettiğin şehirleri tercih eden kişi de ne bileyim ?

  • Hacı | 11 Eylül 2022 10:01

    Ne güzelliği varmış buranın ha mis gibi lastik dumanı. Tüpraş gaz kokusu. Koruma fab kokusu bir de izaydaş kokusu şimdilerde kartepe yıldız fab kokusu kafalar mis siz güzel şehir görmemişsiniz gidin sapancaya sakaryaya bilecike güzel şehir görün

  • Kandıralı | 11 Eylül 2022 02:00

    Sayın yazar ben Kandıranın yerlisiyim. Yazınızı keyifle okudum Kandıra pazarını, yerli ürünlerini denizini palamutunu Kerpeyi kaleme almışsınız kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş kal sağlıcakla...

YAZARIN SON 5 YAZISI