Sokak hayvanları için Türk Halk müziği Konseri 

21 Ocak Cuma günü akşamı saat 20.00'de Değirmendere Kültür Merkezi'nde Türk Halk Müziği Konseri izlenebilir. 

PAYLAŞ
Kocaeli Zirve - Burcu Nazlı

Ekrem Demirkesen’in Başkanı olduğu Değirmendere Musiki Derneği ile Gülay Öner’in Başkanı olduğu Gölcük Hayvan Hakları Aktivistleri Derneği’nin birlikte düzenlediği konserden elde edilecek gelir, Gölcük ilçesindeki sokak hayvanlarının ağır kış koşullarından korunması için kullanılacak. Emrullah Erçelik yönetimindeki Değirmendere Musiki Derneği Türk Halk Müziği korosu, geniş repertuarı ile Türk Halk müziği sevenlerine unutamayacakları bir müzik gecesi yaşatacaklar. Cuma gecesi gerçekleşecek konserin büyük ilgi görmesi bekleniyor.
 

Kocaeli Zirve Haber Merkezi

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 1

  • İsmail Kamış | 01 Şubat 2022 13:23

    Bir insan olarak üzüntüm hayvanları anlam dünyalarına alamayan insanlaradır. Yoksuldur hayatımız hayvansız. Onlarla başından beri bu gezegeni paylaşıyoruz. Onlardan biriyiz. Onlardan farklıyız elbette. Onlardan üstün değiliz. Anlam dünyamız onlarla zengin. Onlardan öğreneceklerimiz bitmedi. Canlı olmanın, can taşımanın anlamını öğretebilirler bize, öğrenmeye hazırsak. Minnoş'un yanımızdaki evin çatısına çıkıp uzun uzun yıldızları kokladığını unutmuyorum. * HAYVANLARDAN UZAKTIM Yirmi yıl kadar önce bir mobilya mağazasının deposunda annesi dört kardeşiyle birlikte doğurup gitmiş onu. Kardeşlerinin en çelimsizi minicik, hareketsiz bir kedi yavrusuymuş. Avucunun içinde yitip giden bu yavruyu eşimle oğlum alıp getirmişler Dikmen'deki evimize. Geldiğinde evin kuytu bir köşesine saklanırdı arar bulamazdık. Başına buyruk, kimseye yüz vermeyen, büyüdükçe her kapı açılışında kaçıp gitmek isteyen bir kediydi. Onun önümüzden yüzümüze bile bakmadan geçip gidişine bir çocuk şarkısı uydurmuştum: "Minnoş güzelim, nereye gidiyorsun? Namussuzun kedisi nereye gidiyorsun?" Bir gün Foça'daki devre mülkü evimizden kaçmış dağlarda tepelerde on gün dolaşıp geri gelmişti. Neler yaşamıştı o ıssız tepelerde, nasıl doyurmuştu karnını bilmiyorum. Minnoş eve geldiğinde kırklı yaşlarımın ortalarında daha önce hayvanlardan uzak durmuş biriydim. Evde yalnız kaldığımız bir yaz gecesi kucağıma sıçrayıverdi. İrkildim önce. Sonra anlaştık. Sonra hiç ayrılmadık birbirimizden. Eve gelişimi çok uzaklardan sezer, pencereden bana hoş geldin miyavlaması sunardı. SÜRECİN SONUNU GÖRMEDİ Temizdi, onurluydu. Hiç hasta olmadı. Yemeden içmeden kesildiği son birkaç günde bile hep başını dik tuttu. Bir elektriği vardı. Can kavramını onun varlığından devşirdim. Gönül arayışlarımda uzak yakınlığıyla hep yanımdaydı. 23 Nisan 2013 sabahı ölüverdi. Çocukların sevindiği o sabah, ebedi bir çocuk olarak Minnoş ölüverdi. Namussuzun kedisi bir daha dönmemek üzere gidiverdi. Dedim ki içimden "Minnoş biraz daha bekleyip şu barış sürecinin sonucunu görüp gideydin." Beklemedi. Beni düşüncelere boğup gitti. *Ahmet İnam, ODTÜ felsefeci, eğitimci, yazar

BUNLARA DA BAKIN